www.yurthaberleri.com

Sağlık Bakanı Koca son durumu Twitter’dan paylaştı

Sağlık Bakanı Koca son durumu Twitter’dan paylaştı
108
15 Mayıs 2020 - 21:17

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs ile ilgili son dakika gelişmelerini ve Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nu Twitter’dan paylaştı. Tabloya göre, Türkiye’de son 24 saatte 1708 kişiye Kovid-19 tanısı kondu, 48 fert yaşamını yitirdi, toplam olay sayısı 146 bin 457, can kaybı 4055 oldu.

Bakan Koca, Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nu Twitter’dan paylaştı. Tabloya bakılırsa, Türkiye’de son 24 saatte 1708 kişiye Kovid-19 tanısı kondu, 48 fert yaşamını yitirdi, toplam vaka sayısı 146 bin 457, can kaybı 4055 oldu.

YOĞUN BAKIM VE ENTÜBE SAYISI AZALIYOR

Bakan Koca, yaptığı açıklamada, “Yoğun bakım ve entübe hasta sayımız azalmaya devam ediyor. Test sayımız düne göre fazla. Vaka sayımızda kısmi artış var. Yeni hayat tarzımız Kontrollü sosyal hayat, yani hep birlikte tedbir. Koşulu: Maske + 1, 5 metre sosyal Mesafe” dedi.

BAKAN KOCA SON DURUMU AÇIKLADI (14 MAYIS)

sıhhat Bakanı Fahrettin Koca’nın Twitter hesabından paylaştığı tabloya göre; dün 34 bin 821 kontrol sonucundan 1635 yeni koronavirüs vakası tespit edildi. 55 birey virüs sebebiyle yaşamını yitirirken 2 bin 315 fert de iyileşti. Bugünkü verilerle toplam test sayısı 1 milyon 508 bin 824, toplam olay sayısı 144 bin 749, toplam vefat sayısı 4 bin 7, toplam yoğun bakım hasta sayısı 963, solunum desteği ihtiyacı duyan toplam entübe hasta sayısı 508, toplam iyileşen hasta sayısı ise 104 bin 30 oldu.

‘İYİLEŞME ORANI YÜZDE 71,8’

Bakan Fahrettin Koca tabloya ilişkin, “Toplam kontrol sayısında 1,5 milyonu geçtik. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımız azalmaya devam ediyor. Toplam vaka sayımızda iyileşme oranı yüzde 71,8. Yeni hayat seçimimız kontrollü toplumsal hayat, doğrusu hep beraber önlem. Koşulu: Maske artı 1,5 metre toplumsal mesafe” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

İYİLEŞEN SAYISI ARTTI

Son dakika haberi.. Bakan Fahrettin Koca, Twitter hesabından ‘Türkiye Gmeşhurk Koronavirüs Tablosu’nu açıkladı. Tabloya bakılırsa dün yapılan 33 bin 332 testten bin 639’u olumlu çıktı, 58 birey hayatını kaybetti, 2 bin 826 hasta da iyileşti. Tabloda toplam test sayısı 1 milyon 474 bin 3, toplam olay sayısı 143 bin 114, toplam vefat sayısı 3 bin 952, toplam yoğun bakım hasta sayısı 998, toplam entübe hasta sayısı 535, toplam iyileşen hasta sayısı ise 101 bin 715’e ulaştı.

‘İYİLEŞEN HASTA SAYISI 100 BİNİ AŞTI’

Bakan Koca, tablo ile beraber yaptığı açıklamada, “Yoğun bakımdaki hasta sayımız ilk defa 1000’in altına düştü. İyileşen hasta sayımız 100 bini aştı. Toplam test sayımız yaklaşık 1,5 milyon. Virüse karşı aslolan gücümüz: maske artı 1,5 metre toplumsal mesafe. Risk, en çok kalabalık ortamlarda. Uzak duralım.”

“BAZI KISITLAMALAR hayat KORUDU”

Koca, Bakanlık Bilkent Yerleşkesi’nde, video konferansla gerçekleşen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının arkasından basın toplantısı düzenledi.

“Türkiye’nin biricik insanları” diyen ve koronavirüsten etkilenen her yaş ve meslekten yediden yetmişe herkese seslenerek konuşmasına başlayan Koca, 8 haftasını geride bıraktıkları koronavirüsle harpta dünyanın Türk insanına hayranlık duyduğunu söylemiş oldu.

Koca, salgının başlangıcından bu yana izlediği strateji, tedavideki yenilikçiliği ve tedbirleriyle Türkiye’nin dünya camiasının gündeminde olduğunu belirtti.

“DÜNYANIN İMRENDİĞİ BAŞARI”

Türkiye’nin bilim insanlarının başarılarıyla, İtalya’dan ABD’ya, dünyada bilim insanlarının ilgi konusu bulunduğunu vurgulayan Koca, şöyle konuştu:

“Uluslararası televizyonlar, başarı öykümüzü ekranlarına taşıyor. Dünyanın öteki ucundan doktorlar, Türkiye’deki meslektaşlarından informasyon alıyor. Salgının yarınlarını tehdit etmiş olduğu toplumların gözü Türkiye’de. Dünyanın imrendiği başarının kahramanlarını görmek için gaslınüzü başka bir yere çevirmeyin. Kendinizi bu başarının altında kendi enerjisinizü aşan bir şey aramaya zorlamayın. Bu başarının sahibi, tedbirlere uyduğunuz ölçülerde sizlersiniz.”

“Bu başarının sahibi, sorumluluğunu tek tek yerine getiren 83 milyondur. Eğer bilim insanoğluımızın önerdiği tedbirleri uygulamasaydınız, elastiki davransaydınız sonuç alamazdık.” diyen Koca, teklifin eyleme dönüştüğünü, bazı engellemelerın yaşamı koruduğunu ifade etti.

Koca, hayatta hatırlanacak bir tarih olan 10 Mart’ın üzerinden 8 haftanın geçtiğini dile getirdi.

“SALGIN 21. YÜZYILIN TARİHİNE GEÇECEK”

198 ülkede yaşamı tehdit eden, bugüne kadar 4 milyon 373 bin insanın yakalandığı, 294 bin insanın ölümüne yol açan, ekonomisi çok güçlü, hayat standardı yüksek ülkelerde toplumsal düzeni dize getiren böylesi bir salgın hastalıkla mücadelede 8 haftanın kısa bir zaman bulunduğunu vurgulayan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu salgının 21. Yüzyılın evveliyatına geçecek, insanlığın hikayesinde yeri olacak büyük bir olay olduğundan artık çok eminiz. Böylesi büyük bir hadisede 8 haftalık bir mücadele uzun ve yorucu değildir. Her günü kritik, yarını bugününden önemli bir mücadeledir. 8 hafta ortada büyük bir tehdit varken, insan yaşamında son aşama kısa bir zamandır. 8 hafta devam eden kimi yoksunluklar, riske karşın kontrolü elden bırakmamıza yol açacak bir vakit değildir. Tedbirlere uyarak geçirdiğimiz 8 haftadan sonra, riskli bir gün bile tabloyu değiştirebilir. Daha ötesi, risk alınmış bir an bile, hayata, hayatlara mal olabilir. Karıştığımız kalabalıktan, girdiğimiz bir kuyruktan salgın tekrar uç verebilir. önlem, temkin, aklın seçeneğinden öte, artık aklın mecburiyetidir. Bu salgında tek tek siz değerli üyelerimizin sağlığından sorumluyum. Hastalarımızın tedavisi ve bulaşmanın önlenmesindeki mesuliyet kadar, işin ciddiyetini söylemekle de yükümlüyüm.”

Bakan Koca, koronavirüs salgınının 2. Dünya Savaşı’ndan sonrasında aynı anda tüm dünyanın konusu olan ilk vaka olduğunu aktardı.

“KORONAVİRÜS KÜRESEL DÜNYANIN KÜRESEL SALGINIDIR”

Salgının 2. Dünya Savaşı’ndan sonrasında aynı sebeple en çok insanın öldüğü ilk küresel ölçekli olay olduğuna dikkati çeken Koca, şunları söyledi:

“Koronavirüs salgını, bugüne kadar aynı anda tüm kıtaları tutan ilk salgındır. İnsanlık, daha önce aynı anda tüm dünyayı saran böylesi bir salgınla karşılaşmamıştı. Koronavirüs, küresel dünyanın küresel salgınıdır. Salgın bizi hareketi sınırlamaya, izole olmaya, daha az temasa, insanlarla aramıza fiziki mesafe koymaya, kontrollü yaşamaya zorluyor. Dünya sıhhat Örgütü verilerine göre dün dünyada toplam 82 bin 591 yeni olay tespit edilmiştir. Salgının kazandığı seyirde henüz bir değişiklik yok. Sadece Amerika’da dün 1630, İtalya’da ise 172 yeni ölüm oldu. Türkiye gmeşhurk koronavirüs tablosu ise dün, eski günlere bakılırsa çok daha iyi bir tabloydu. İyileşen hasta sayımız, toplam hasta sayımızın yüzde 70’ine ulaştı. Sayı olarak söylersek 141 bin 475 hastamızdan 98 bin 889’u sağlığına kavuştu. Gmeşhurk kontrol kapasitemiz 50 bine ulaştığı şekilde, hastalığın artık gerilemiş olması sebebiyle bu düzeyde test ihtiyacı doğmuyor. Meydana getirilen testlerde pozitiflik oranı ise düzenli olarak düşüyor.”

sağlık Bakanı Koca, Kovid-19’u düşündürecek şikayeti olanlara, pozitif vakalarla teması olanlara, şüphelilere kontrol yapılmasının bulaşma hızını düşürdüğünü, yeni vaka sayısını azalttığını vurguladı.

Hastalığın cemiyet içinde bulaşma yollarının kesilmesinde, uyguladıkları stratejinin büyük rol oynadığının altını çizen Koca, şöyle devam etti:

“Bu strateji, yaygın tarama yerine filyasyon yönteminin tercih edilmesiydi. Sayıları 6 bin 239’a ulaşan filyasyon ekiplerimiz, ilk vakadan bugüne riskli, şu demek oluyor ki 1 hastayla teması olmuş 722 bin kişiye ulaştılar. Böylece, virüs kapmış, kapmış olması olası kişiler, kendileri bulaştırıcı olma aşamasına gelmeden izole edildiler. Hastalığın yayılımını, deposundan hareket ve takiple denetim altına aldık. Eğer bunu yapmamış, gelen hastaları tedaviye odaklanmış olsaydık, hastalık vahim bir hızla yayılırdı. Fakat tedavinin tek başına başarı sağlayamayacağı şeklinde, filyasyon da tek başına başarı sağlayamaz.”

“İSTİKRARLI İYİLEŞME”

Koca, 10 Mart’tan itibaren uygulanan filyasyonla, tedbir ve tedavinin birbirini tamamladığını aktardı.

İzolasyon yardımıyla riskin yönetildiğini, sosyal mesafe kuralıyla virüsün önünün kesildiğini, maske kullanımıyla, solunum kanalıyla bulaşan virüse karşı ciddi önlem alındığını özetleyen Koca, şunları kaydetti:

“Geçen haftaki buluşmamızda, vaka bazında, salgının Türkiye’deki seyrini size kısaca özetlemiştim. 10 Mart’taki ilk vakayla başlayan süreçte, çoğumuz üzerimize düşeni yaptık, ilk 4 hafta içinde olayın seyrini 83 milyon birlikte değiştirdik. 11 Nisanda 33 bin 170 kişiye test yapılmış, 5 bin 138 tanı konmuştu. Vaka sayısının en yüksek olduğu tarih bu tarihti. 29 Nisan’da gmeşhurk test sayısı 43 bin 498’e çıktı. Testteki artışa rağmen yeni hasta sayısı azaldı. Salgının 5’inci haftasından itibaren istikrarlı bir iyileşme içindeyiz. Eğer, rehavete yol açmasından korktuğum cümleyi yine kurmayı göze alırsam, şu anki fakat şu anki şartlarda, salgın denetim altında.”

Koca, geçen hafta olumlu net bilgiler ışığında, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesinde birinci periyodunu tamamladığını hatırlatarak, “Şimdi mücadelemizin ikinci dönemindeyiz, ikinci dönemin ilk günlerindeyiz dedim. Tedbir zorunludur, çünkü tehdit devam etmektedir. Başarı, ilk dönemde olduğu gibi, yine tedbirlere bağlıdır. Tedbirsiz hareket etmek, tehdidin ortadan kalktığı yanılgısına düşmektir. ” değerlendirmesini yaptı.

“VİRÜSE FIRSAT TANIRSAK 1 AY ÖNCESİNE DÖNMEK İHTİMALDİR”

Virüsü taşıyan insanoğluın tüm bunlarnın hastanelerde veya evde yalıtım altında olduğunu düşünmenin tehlikeli bulunduğunun altını çizen Koca, “Virüs, şimdilik tam bilemeyeceğimiz bir dönem süresince, bu toplumda, aramızda varlığını sürdürecektir. Virüs, dünyada hareket halinde olacaktır. Vuhan’daki ilk vaka, özellikle kentlerdeki hayat için bir milattır.” ifadesini kullandı.

Son verilerin açıkça ortaya koyduğu şeklinde şu anda yedi gün öncekinden çok daha iyi durumda olunduğuna işaret eden Koca, şöyle konuştu:

“Buna rağmen, yedi gün önce ne söylediysem tekrar ediyorum. Salgın hastalıklar, fırsat tutkunudur. Virüse bu fırsatı tanırsak, 1 ay öncesine dönmek olasılık dahilindedir. Örnek olduğumuz dünyaya bu defa ders olabiliriz. İyi haber olan her sayı yükselirken, kötü haber olan her sayı azalırken, güç bizdeyken buna izin vermeyelim. Hastalıktan, ölümden vehamet doğaldır. Fakat tehlike, tehlikeyi, riski yönetecek bir strateji değildir. Uyarılarımızın hiçbiri korkudan medet ummuyor. Ikazlarımız, cemiyet olarak bir sağduyu örgütlenmesine işaret ediyor. Uyarılarımız, ricalarımız, önerilerimiz, salgın karşısında davranışın akla uygunluğu üzerinde duruyor.”

“KALABALIĞA TEDBİRSİZ KARIŞMAK RİSKTİR”

Bazı gündelik hevesler ve tavizlerin “Bu kadar olsun,” şeklinde karşılanabileceğini ifade eden Koca, “Bir pandemi sürecindeyiz. Virüsten korunmamızı sağlayacak kuralları askıya alarak alışveriş kuyruğuna girmek, pazar yeri kalabalığına tedbirsiz karışmak risktir.” ihtarsında bulundu.

Koca, koronavirüs tedbirlerinden ödün vermenin, bir çikolatayla rejimi bozmaya, çarpıntı yapacağını bile bile bir fincan kahve içmeye maalesef benzemediğine işaret ederek, “Riskle hangi anda, hangi ortamda, kim aracılığıyla karşılaşacağımızı bilemeyiz. Çok sağlıklı, belki de hiç emare göstermeyecek biri size hastalık bulaştırabilir. Siz, virüsü ondan alıp, bünyesi zayıf birinin hastalığına sebep olabilirsiniz. Dışarıya maskesiz çıkmak, maskeyi yarı açık şekilde kullanmak sorumlulukla bağdaşmaz.” dedi.

Mesafe kaideını çiğnemenin, virüsle araya hiç sınır koymamak demek bulunduğunu dile getiren Koca, şunları söyledi:

“Geride bıraktığımız 8 haftadan, başarısı kanıtlanan stratejimizden, Bilim Kurulumuz ve sağlık ordumuzla verdiğimiz mücadeleden, hepimiz tek tek tedbir aldıkça 83 milyonun elde etmiş olduğu neticetan bahsettim. Bunlar asla eskimeyecek sözlerdir. Bir kısmı endişe, bir kısmı somut tedbirlerle geçen 8 hafta, bizi geleceğe bağlayan sağlam köprünün ayakları olmalıdır. Riskin ciddiyeti, olası bir rehaveti pür dikkate çevirmelidir. 8 hafta, eğer istersek, ne güçlükleri yeneceğimizin, korkuya kapılmadan riski yöneteceğimizin kanıtıdır.”

“DÜNYA, VUHAN ÖNCESİ DÜNYA DEĞİL”

Bakan Koca, Türkiye’nin dünyadan önde ve mücadelenin ikinci döneminde olduğunu belirterek, “Geldiğimiz nokta o denli ümit verici ki sanayi bölgelerinde, çalışanların sağlığını korumak, bulaşmayı önlemek için kontrol laboratuvarları açıyoruz. İş yerlerine pandemi risk yönetimi için tedbirler, kurallar geliştiriyoruz. Bakanlık olarak, yeni yaşamın gerektirdiği sağlık standartlarını oluşturuyoruz. çoğumuz biliyoruz ki süreç, tipik bir normalleşme değil. Eski günler tam olarak geri dönmüyor. Salgın, bir yaşam biçimi getirdi ve nelerin mümkün olabileceğini gösterdi. Bazı kısıtları nasıl aşabileceğimizi öğrendik.” diye mevzuştu.

Müzik gruplarının sahnede bir araya gelmiş olarak verdiği konserleri artık her üyenin kendi bilgisayarından ayrı ayrı katılımıyla internet üzerinden verdiğini, ilköğretimde uzaktan erişimle eğitimin alternatif model olabileceğinin ortaya çıktığını aktaran Koca, “Büyük kurumların toplantıları video konferanslarla yapılıyor. Hükümetler aynı şekilde toplanıp ülkelerine ilişkin büyük kararlar alıyor. Bu dünya, Vuhan öncesi dünya değil. Yeni normaller, yepyeni imkanlar keşfediyoruz. Yeni yaşamı en iyi anlayacak olan gençlerdir. Onların desteğine, fikirlerine çok ihtiyacımız var. Mevcut durumda kati olan şudur; salgını, tarihteki tüm salgınlar gibi yeneceğiz. Ama virüsle savaşırken ondan yeni şeyler öğreneceğiz.” dedi.

“YENİ HAYATIMIZDA KALABALIK KUYRUKLAR OLMAMALI”

önlem kabiliyeti yüksek bir toplum olarak, yeni hayatın hızla kurulması gerektiğine işaret eden Koca, şöyle konuştu:

“Yeni hayatımızda kalabalık kuyruklar, avm kalabalıkları, stadyum kalabalıkları, pazar yeri kalabalıkları, üç kişinin yan yana oturmuş olduğu koltuklar, tam kapasite çalışan asansörler olmamalıdır. Salgın sürecinde dünyaya gelen, bu yeni, tedbirli yaşam seçimina Kontrollü sosyal yaşam diyoruz. Bu üç kelime, Kontrollü toplumsal hayat, söylediklerimizin yalın ifadesidir. Kontrollü toplumsal yaşam, hepimizin ortak katkılarıyla gelişecek, bir süreliğine geçerli bir yaşam seçimidır. Bu mücadelenin profesyonelleri, bakanlığımız, Bilim Kurulumuz, hepimiz, Kontrollü toplumsal hayatı, ikinci dönemin stratejisi olarak görmekteyiz. Kontrollü sosyal hayat, topluluğun iki tarafına sorumluluklar yüklüyor. Bir yanda bireyler var, sizler varsınız. Sizden beklenen, en temelde, maske ve sosyal mesafe kurallarına bugüne kadar olduğundan çok daha sıkı şekilde uymanızdır.”

Çalışmaların maskenin tek başına koruyucu olmadığını ortaya çıkardığına dikkati çeken Koca, bilimsel gözlemler, maske ve mesafenin iki ayrı önlem benzer biçimde değil, tek ve birleşik önlem gibi görülmesi icap ettiğini ortaya koyduğunu söyledi. ?

“yaşam EVE SIĞAR’ KULLANICISI 10 MİLYONA ULAŞTI”

Koca, birey olarak hepimiz için Kontrollü sosyal yaşam’ın, özünde, maske toplumsal mesafe bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Kontrollü sosyal hayat, bununla beraber, riskli ortamlardan uzak durmak, günlük yaşamımızı ise riski minimalimize edecek şekilde düzenlemek demektir. Kontrollü toplumsal hayat’ın size kesin olarak önerdiği şey, ‘Bir şey olmaz’ cümlesinin üstünü çizmenizdir. Kontrollü toplumsal yaşamın başarıyla uygulanması, toplumsal organizasyonun diğer tarafı diyeceğimiz kurumların katkılarına, alacakları tedbirlere bağlıdır. Bu, sosyal alanın, salgın şartlarına göre tekrar düzenlenmesiyle mümkün olacaktır.”

Ulaşımda yeni bir oturma düzenine gidilmesinin kaçınılmaz görünmüş olduğunün altını çizen Koca, büyük iş yerlerinin sıhhat hizmeti alma mevzusunda daha çok ciddiyet göstermesi gerektiğini söylemiş oldu.

Sıhhat Bakanı Koca, virüsün yayılmasına, bireyler için risk oluşturmasına elverişli her ortamın, her toplumsal alanın düzenlenmesinin kontrollü sosyal hayat kapsamında olduğunu, kontrollü toplumsal yaşamın da bireyler için son aşama önemli bir kolaylaştırıcılığa haiz bulunduğunu belirtti.

“hayat Eve Sığar”ın, kolaylaştırıcı, ücretsiz ve internetten kolayca indirilebilecek mobil uygulamanın, olası riskler konusunda bilgilendirdiğini ve riske karşı rehberlik icra ettiğinı anlatan Koca, “Gitmek yada hizmet almak isteğiniz bir yerde, bir ortamda eğer son 3 gün içinde pozitif tanı konuş bir ziyaretçi yahut çalışan bulunmuşsa, mobil uygulama, kısaca risk rehberiniz sizi uyarıyor. Bugün itibarıyla, kullanıcısı 10 milyonu bulmuştur.” bilgisini verdi.

” HAYATIMIZI DÜZENE ALIRSAK GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ”

Kontrollü sosyal hayat periyodunun, tedbirlerin bir tek bireysel olarak değil, toplumsal birliktelikle uygulanacağı bir dehemmiyet bulunduğunu bildiren Koca, şunları kaydetti:

“mahalli yönetimlerden özel sektöre yaşamın tüm taraflarına mesuliyet düşmektedir. Bu döneme tam olarak girebilmiş değiliz. Geride bıraktığımız 8 hafta, eğer bugünlerde dikkatsiz davranırsak, gelecek için fazla anlam ifade etmeyebilir. Bu 8 haftanın, pandemi şartlarında savaşım açısından kısa bir zaman bulunduğunu yeniden hatırlatmalıyım.

Hayatımızı mümkün olmasıyla birlikte evde sürdürmeye çalışalım. Zorunluluk yoksa dışarı çıkmayalım. İşimiz veya gereksinimlarımız için dışarı çıkmışsak yoğunluğu minimum yerleri tercih edelim. Maske ve mesafe kuralına mutlaka uyalım. Bu tedbirleri esnetenleri veya risk yokmuş benzer biçimde davrananları uyaralım. Buna hakkımız var. İş yerlerimizde ise sağlığımız için kurallara uygun ortam oluşturulmasını talep etmeliyiz. Kurumlarımızı teşvik etmeliyiz, hatta önerilerimizi geliştirmeliyiz. Kontrollü sosyal yaşam, salgınla mücadelede, sorumluluğun paylaşıldığı hayattır. Korona mücadelesinde, bu aşamada sağlamamız ihtiyaç duyulan şey, güçlü istikrardır. Hekimi, hemşiresi, hasta bakıcısı, yoğun bakım teknisyeni, filyasyon ekibi ve öteki tüm üyeleriyle sağlık ordumuz bu istikrarı güçlü şekilde gösteriyor.”

Bilim Kurulu’nun tam bir yetkinlik içinde çalışmış olduğunı ifade eden Koca, “Devlet kurumları bakanlığımızın geliştirdiği tedbirlere duyarlı. Mücadeleye destek tam. Kazandığımız deneyimlerle şimdi işimizde daha titiz, daha atılganız. Salgını denetim altına aldık. Toplumsal yaşamımızı denetim altına alırsak güzel günler göreceğiz. Güzel, güneşli günler.” dedi.

Yurt dışından gelecek turistlere yönelik tedbirlere ilişkin sual üzerine Koca, bu konuda Kültür ve gezim Bakanlığıyla yoğun bir çalışmanın yapıldığını belirtti.

Koca, oluşturulan bir ekip tarafınca alınması gereken tedbirlerin belirlendiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“hepimiz burada özellikle erken dönemde, özellikle bayramdan sonra kontrollü olmak kaydıyla yurt dışından gelişleri olabildiğince kontrol yaparak bu devri daha sağlıklı götürme eğilimindeyiz. Testi de daha çok hızlı tarama testi tarzında yapmak istemiyoruz. Gene olabildiğince imkanlarımızı bu anlamda zorluyoruz ve erken dönemde bu testlere başlamış olacağız. PCR moleküler testle bu taramaları yapmak istiyoruz.”

Hem işletmelerin bununla beraber çalışanlamış olurın hangi kurallara uyması gerektiğiyle ilgili geniş bir uygulama rehberi hazırlandığına işaret eden Koca, “Hangi hastanelerimizin işletmelerle yakın irtibatta ve sorumluluk içinde olması gerektiği dahil olmak üzere tüm hazırlıklarımızı şu dönemde yaptık fakat bayram sonrası bunları yine kontrollü bir şekilde devreye alma gayreti içerisinde olacağız.” diye konuştu.

“MUTLAK MASKE VE MUTLAK MESAFE KURALINI BİLMELİYİZ”

Koca, normalleşme sürecinde insan ve trafik yoğunluğunun “ikinci dalga”yı etkileyip etkilemeyeceğine yönelik sual üzerine ise mesafe kaideına uyulur ve maske kullanılırsa yeni bir salgına kapı açılmayacağını söyledi.

Yer yer kurallara uyulmadığına dikkati çeken Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tedbirlere uyma noktasında gayret içinde olursak yeni bir salgının yada ikinci bir dalganın olma durumunu önlemiş oluruz. Kalabalıkların oluştuğu dönemlerden bir hafta, 10 gün sonrasında vakaların arttığını sizler de çok rahat görüyorsunuz. Bu nedenle 83 milyonun bugüne dek gösterdiği hassasiyeti bundan sonraki süreçte de aynı eminlıkla, özellikle bu devrin de kontrollü bir sosyal hayat dönemi olduğu ve bu devrin en önemli uyulması ihtiyaç duyulan kaideınının da mutlak maske ve mutlak mesafe kuralını uygulamamız bulunduğunu çoğumuz bilmeli ve birbirimize hatırlatmalıyız.”

“BAĞIŞIKLIK HARİTASI DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK BİR ÇALIŞMA”

Koca, bağışıklık haritasına yönelik saha çalışmalarının ne süre başlayacağına yönelik bir sual üzerine ise şunları söyledi:

“TÜİK tarafından bağışıklık haritası için kontrol yapılacak 150 bin kişinin kimler olduğu dahil olmak üzere örneklem yöntemiyle tespit edildi. Biz bu dönemde PCR testini yapmak istiyoruz fakat eğer bu anlamda becerebilirsek PCR’a ilave antikor testi ilavesi de yapmak istiyoruz. Muhtemelen haftaya başlanmış olur çünkü kişiler tespit edilmiş oldu. 150 bin kişiye yapılacak son aşama önemli bir çalışma. Dünyaya da bu anlamda örnek olabilecek bir çalışma olacak. Bizlere de bundan sonraki süreçte rehberlik etmiş olacak.”

AİLE SAĞLIK MERKEZİNDEKİ GÖREVLİ tabip VE HEMŞİRELERE EK ÖDEME YAPILMASI

Aile sağlığı merkezinde çalışan tabip ve hemşirelere ek ödeme yapılıp yapılmayacağına yönelik soru üzerine Koca, buralarda çalışan personele çok yoğun çaba gösterdikleri için teşekkür etti.

Bu personelin koronavirüsle savaşım sürecine önemli katkıları olduğunu vurgulayan Koca, “Bununla ilgili de özellikle mart, nisan, mayıs aylarında kendilerine bir ek ödeme yapılması konusunda daha önce yapılabileceğini ve bunun üzerine çalışmış olduğumızı söylemiştim. Gene aynı şekilde yapılması noktasında bir çalışma içindeyiz ve önümüzdeki günlerde bu birazcık daha netleşmiş olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Koca, Yükseköğretim Kuruluna, sınavlara ilişkin kararları dolayısıyla teşekkür etti.

Ramazan bayramında sokağa çıkma kısıtlaması olup olmayacağı sorusu üzerine Koca, bunun bir hükümet kararı bulunduğunu, gelecek günlerde salgının seyrinin bunda etkili olacağını söyledi. Koca, “Önümüzdeki günler salgının seyrine gore aslına bakarsan gündeme gelmiş olur. O durumda hükümet de Sayın Cumhurbaşkanımız da gerekli açıklamayı yapmış olur. Bununla ilgili Bilim Kurulu’nun gündemine gelmedi. Özellikle salgının gelecek haftaki seyri de görülerek, ona gore gerekirse gündeme almış olacağız.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da yapımı idame eden pandemi hastaneleriyle ilgili eleştirilerinin sorulması üzerine Koca, Çin dahil olmak üzere diğer yerlerde pandemi hastanelerinin daha çok geçici, sonrasında devre dışı duracak, daha çok prefabrik yapılar şeklinde yapıldığını belirtti. Bakan Koca, şunları söyledi:

“O zaman da söylemiştim. Türkiye’de hastane yoğunluk, doluluk oranlarımız yüzde 30-32’lerde, yoğun bakımlardaki doluluk oranlarımız da yüzde 60’larda demiştim. Yani bu hastaneleri yüzde 90 yada 100 doluluğumuz olduğu için yapmıyoruz. Bun hastaneleri çok fakatçlı ve kalıcı hastaneler olarak planlıyoruz demiştim. Yani özellikle Havaalanında, Sancaktepe’de de pist var biliyorsunuz, her ikisi için de söylüyorum. Atatürk Havaalanı’nda da rahat kullanılabilir durumda. Bizim, özellikle zelzele, afetler, salgın için hastanelerimiz var mı? Yeri geldiğinde bu anlamda pistiyle çok rahatlıkla zelzele ve afet döneminde de sizin kullanabileceğiniz hastaneler olarak kullanılıyor olacak. Onun için çok amaçlı hastane adını koyduk. Dünyada bunun örnekleri var.

Bunu yalnız salgın ve pandemi döneminin hastanesi şeklinde düşünmedik ve düşünmüyoruz. Buna ilave olarak, çok amaçlı dediğimiz için yeri geldiğinde bunu sıhhat turizmi için de kullanmayı düşünüyoruz ve kullanabiliriz. Bu anlamda dünyanın biroldukça ülkesinden çok rahatça sağlık turizmi için bu hastaları buraya getirme çalışması içindeyiz ve bunu bu şekilde yapıyor olacağız. Bunun dışında hem zelzele hem afetler için, rahatça tayyare ambulans, helikopter ambulans dahil olmak üzere hastanın naklinin rahat yapılacağı alan olarak da düşünülmüş oldu. Bu, Türkiye için bir zenginlik. Bunu lütfen görmüş olalım.”

CAMİLERİN İBADETE AÇILMASI

Camilerin ne süre ibadete açılacağı sorusu üzerine Koca, “Dünya’da yer yer bazı uygulamaların olduğunu biliyoruz. Türkiye’de de salgının seyrine bakılırsa gündeme gelebilir. Bizim Bilim Kurulumuzda bu anlamda bir gündem olmadı fakat önümüzdeki günler zannediyorum bu mevzu gündeme gelmiş olur. Eğer olabilme durumu olursa daha çok tedbirli, belli esasları, kuralları olmak kaydıyla, o durumda da Bakanlar Kurulu’nda zaten gündem olmuş olur, Sayın Cumhurbaşkanımız da bu anlamda açıklamayı yapmış olur.” ifadelerini kullandı.

“AŞAĞI DOĞRU İNİŞİN OLACAĞI YÖNÜNDE BİR BEKLENTİMİZ VAR”

Koca, virüs bulaştırma katsayısı R0’ın ne olduğu ve salgın sürecinde bu değerin en fazla kaç bulunduğunun sorulması üzerine ise bölgesel olarak değişen değerler olduğunu sadece il bazında 4,5-5’lerin görüldüğü dönemlerin olduğunu, şu anda Türkiye’nin R0 değerinin ise 1,56 olduğunu söyledi.

“Öngörülebilir” saslıyle neyi kast ettiğinin ve bunun nasıl yorumlanması gerektiğinin sorulması üzerine Koca, şunları kaydetti:

“Öngörülebilir derken bizim öngördüğümüz. Yani bizler, toplumdaki hareketliliğe gore bu salgının önümüzdeki günler nasıl seyredebileceğini önceden tahmin edebiliyoruz ve o hareketlilik doğrultusunda bakmış olduğumızda, bir önceki hafta, yani 12 Mayıs için söylüyorum, bizler o hareketliliğin arttığını gördük. Özellikle normalleşmenin başladığı hafta başı yoğun bir hareketlilik oldu. O hareketlilikle beraber hepimiz 1 hafta-10 gün sonrası için şu demek oluyor ki bugünlerde bu değişimin olabileceği beklentisi içindeydik. Kastettiğimiz oydu. Bugün ve yarın bir ihtimal birazcık daha dengeli bekliyoruz fakat daha sonraki günler aşağı doğru bir inişin olacağı yönünde bir beklentimiz var. Bunu tamamen tahminden öte bilgiye, veriye dayalı olarak, hareketlilikle doğru orantılı olduğunu bilerek ‘öngörülebilir’ ifadesini kullanmıştık.”

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
%d blogcu bunu beğendi: